Poems

ANDIZ TESPİH

Kokusunu içine çek, rahatla, beni hatırla dedi 
arkadaşım elime andız tespihi tutuştururken 
Onu burnuma götürmek bir anlık yolculuk 
Andız ağacı tohumu nasıl cömert
Kırmızı şarabın tanelenmiş hali gibi 
içinden parlak ve kıvamlı 
Parmaklarımın arasından aktıkça 
rayihasını bırakıyor peşi sıra
Eski zaman kilise kokusu bu 
Bir nevi buhurdanlık

İki Cizvit rahip beliriyor ben taneleri okşadıkça 
Gonca güllü cam vazo, Meryem Ana sunağı 
melek bibloları, sonra kan çok kan
çünkü rahipler itina ile öldürülür ülkemde 
Katil “ahlâksız teklifte bulundu” der
Hep on sekizinden gün almamıştır 
ben bir günde birkaç yaş büyüdükçe

Andız ağacı tohumu nasıl sert 
Dökülen kanın tanelenmiş hali gibi 
oluk ılık oluk ılık
aktıkça parmaklarımın arasından 
gözüm kararıyor gitgide
Hep yürütürler seni zaten
hep asla varamayacağın bir yere 
menzilsiz istikamete

Sonrası mı sonrası yok
sonrası mezarsız ölüm
tırın arkasında ya da yolcu teknesinde 
yığılı malmışçasına üstüste bindirilen 
yeni bir hayat diye en eski ölümü ölen 
göçmenler gibi

Sonrası mı sonrası yok
Sonrası istatistik sonrası flaş haber 
Andız tespihe sığmaz devlet elli ölümler

Share this poem

view comments

Comments (0)

No comments yet - be the first:

Leave a comment